Nilüfer Turizm Seyahat, Aydın - Kuşadası Acentası, Istanbul Seyahat, Izmir Seyahat, Online Rezervasyon Internet Hizmetleri


Türkiyenin kuzeybatısında ve Balkan Yarımadasının kuzeydoğusunda 20°15 - 29°42 doğu boylamları ile 43° 37 48°16 kuzey enlemleri arasında bir Doğu Avrupa ülkesi. Doğuda Karadeniz, Ukrayna ve Moldovya, kuzeyde Ukrayna, batısında Macaristan ve Yugoslavya, güneyinde Bulgaristan ile çevrilidir.
Tarihi
Bir Hind-Avrupa grubu olan Trakyalılar, Romanya toprakları üzerinde yaşamış ilk insanlar olarak bilinir. Bunların bir kolu olan Dokyalılar M.Ö. 800-300 yılları arasında Burebista liderliğinde Transilvanya merkez olmak üzere, Dakya Devletini kurdular. M.S. 106-271 yılları arasında Romalılar toprakları istila ederek insanları Romalılaştırdılar.

Osmanlı İmparatorluğu 1299 yılında kurulduktan sonra kısa zamanda cihan devleti olmuştu. Osmanlılar Avrupa içlerine İslamiyeti yayabilmek için önceleri Balkanlara olmak üzere, Avrupa seferleri düzenlemekteydiler. 1394te Dovin, 1456da Belgrad, 1475te Vaslui, 1476da Schera seferleri, Osmanlıların Avrupaya ilk adım atma dönemi savaşlarıdır. 16. yüzyıl başlarındaki iki Romanya toprağı olan Eflak ve Boğdan, Türk hakimiyeti altında birer derebeylik oldular. Askeri ve diplomatik açıdan Osmanlı Sultanının emrine göre hareket eder ve yıllık vergi verirlerdi. İdarecileri, Osmanlı Padişahları tarafından tayin edilirdi. Zaten bunların derebeyleri kendi tebealarını Avrupalıların saldırılarından korumak için Osmanlı idaresinde kalmayı arzu ediyorlardı. Eflak ve Boğdan halkı, Avusturyalılar, Ruslar, Tatarlar, Kazaklar ve Lehlerden ibaret bölgedeki diğer ordulara karşı Osmanlı ordusunun yanında yer aldılar.

1679da Eflak Derebeyi olan Şerbanın yerine 1688de yeğeni Kostantin Brincoveanu geçti. Bu sırada Boğdan Derebeyi Dimitri idi. Bu iki derebeyi 1711 yılında Osmanlı-Rus Harbi esnasında isyan ederek, Deli Petroya yardım ettiler. Bunda, İstanbuldan Balkanlara göç eden Yunan asıllı grupların tesiri büyüktü. Bunlar Eflak ve Boğdanın idari hayatına nüfuz etmişlerdi. Yaklaşık bir asır Türk idaresindeki derebeyliklerin bu isyanları ve huzursuzluk çıkarmaları üzerine Eflak ve Boğdan tahtları
voyvodalık adı altında yeni bir sisteme konuldu.

Bu sıralarda Osmanlı Devletinde duraklama devri başlamıştı. 18. yüzyıl sonlarına doğru Rusya, Osmanlı Devletine olan düşmanlığını arttırdı. 1774 Küçük Kaynarca Antlaşmasıyla Rusya, Osmanlılardan bazı haklar elde ederken bu arada bu iki derebeyliğin iç işlerine müdahale etme yetkisini de kazandı. Her ne kadar kontrol Osmanlılarda kaldıysa da, birçok ticari imkanlar kaybedildi. Bir yıl sonra Bukovina, Avusturyaya bırakıldı. 1812 yılında Besarabya da elden çıktı. 1828-1829 Osmanlı-Rus Harbinden sonra 1834 yılına kadar Eflak ve Boğdan, Rusya hegemonyası altına tamamen girdi. Kont Pavel Kiselev, Rusyadan destek görerek, Osmanlı medeniyetini ortadan kaldırmaya çalıştı.

1859 yılında iki eyalet birleşti ve 1861 yılında Romanya olarak anıldı. 1877 yılında Romanya, Berlin Antlaşmasıyle Türk hakimiyetinden uzaklaştı. Bağımsızlıktan sonra, 1878de krallık oldu. 1881de I. Carol Romanyanın ilk kralı oldu. 1886 yılında Romanya, tek meclisli anayasal monarşik idari sistemine döndü.
Birinci Dünya Harbinden sonra Romanyanın sınırları genişledi. Basarabya ve Bukovinadan sonra Banat ve Transilvanya da ele geçirildi. Fakat çok geçmeden Basarabya ve kuzey Bukovinayı, her zaman olduğu gibi 1877-78 Osmanlı-Rus Harbi esnasında da yıllarca adaleti altında refah içinde yaşadıkları Osmanlılar aleyhine olarak, yardım ettikleri Rusyaya bırakmak mecburiyetinde kaldı. Hatta yoğun tehditler neticesinde Güney Dobruca da Bulgaristana terk edildi.

İkinci Dünya Harbi esnasında Marshla lon Antonescu, Rusyaya karşı Almanya ile birleşme teşebbüsüne geçti. Askeri bir hareketin lideri olan Antonescu 1944 yılında Sovyet entrikası ile Kral Michael tarafından bertaraf edildi ve Romanya, rusyanın yanında yer aldı. Çok geçmeden Romanya komünizmin kucağına düştü. 1947 yılında bir Halk Cumhûriyeti halini aldıysa da bütün alanlardaki devletleştirilme bunu sadece lafta bıraktı.
1965 yılındaki yeni Anayasaya göre, Romanya artık Halk Cumhuriyeti olmaktan çıkmış ve bir sosyalist ülke durumuna düşmüştü. Tehlikeyi sezenler 1966da Rusyaya karşı bir bağımsızlık hareketi geliştirmeye çalıştılar. 1970 ve 1973te Romanya Devlet Başkanı Nicolai Çavuşesku (Ceausescu) ABDyi ziyaret etti. ABD ile 1976 yılında 10 yıllık bir ticari anlaşma imzalanarak, nisbeten Rusyadan uzak durulmaya çalışıldı.

1982 yılında Romanya bir miktar daha batıya yaklaştı, üç milyar dolar dolayındaki borçlarının ödenme süresinin uzatılmasını batılı ülkelerden talep etti.
Doğu Blok Devletlerinde komünist rejimin hızla sarsıldığı 1989 sonlarında Romanyada ilk gösteriler başladı. Gösterilerin kanlı biçimde bastırılması, ülke çapında gerginliğin artmasına sebep oldu. Ordunun, ayaklanan halkın yanında yer alması üzerine, ülkeden kaçmak isteyen Çavuşesku, yakalanarak hanımı ile birlikte yargılandıktan sonra kurşuna dizildi. Yönetimi üstlenen Ulusal Kurtuluş Cephesi, sosyalist rejime son vererek, çok partili sisteme geçiş yolunu açtı. Nisan 1990da ilk serbest seçimler yapıldı.

Fiziki Yapı
Romanyanın yüzölçümü yaklaşık 237.500 km2dir. Güneydoğu Avrupada Karadeniz kıyısında yer alır. Doğu bölgesi olan Dobruca, Karadeniz kıyısında bulunur.
Romanyanın yaklaşık olarak üçte ikisi dağlık ve tepelik, geri kalan üçte biriyse yaylalık ve düz arazidir. Doğu Karpat Dağları ülkenin omurgasını teşkil eder. Güneydoğuya doğru geniş bir kavis çizerek yaklaşık 97 kmlik bir mesafe kat eder ve sonra ülkenin batısına döner ve burada Transilvanya Alpleri adını alır. Böylece ülkenin kuzey ortasındaki Tansilvanya Yaylası sanki duvarla çevrilmiş gibidir.

Bu dağlar genel olarak aşınmış ve alçaktır. Yükseklikleri 900 m ila 1800 m civarındadır. Ülkenin en yüksek yeri Tansilvanya Alplerinde yer alan, yaklaşık 2548 m yüksekliğindeki Negoi Tepesidir. Transilvanya Alpleri, Karpatlara nazaran daha yüksek olup, ekseri tepeleri 2500 m civarında yüksekliğe sahiptir. Romanya dağları ormanlarla kaplıdır. Bazı dağların yüksek bölgeleri çayırlık ve buzul gölleriyle doludur.
Karpatların doğu ve güney etekleri Boğdan ve Eflak yaylaları olup, doğuda Prut Nehri ve güneyde Tuna Nehri arasında boylu boyunca uzanır. Ortada dağ kavisinin iç kısmında yer alan Transilvanya Havzası, yaklaşık 450 m ortalama yüksekliğe sahip tepelerle dolu yüksek bir yayladır. Bu bölge Mureş ve Someş nehirlerinin geniş ve derin vadileriyle yer yer yarılmıştır.

Ülkenin denize açılan doğu yönünde yer alan Dobruca, Romanyanın tek sahil şeridine sahip bölgesidir. Dobruca, Tuna ile Karadeniz bölgesinde yer alıp, yaklaşık 290 kmlik kıyıya sahip bir bölgedir. Bölgenin kuzeyi alçak ve bataklık, güneyi ise, kumlu plaj arazi ve sarp kayalıktır. Dobrucadan başka ülke Eflak, Boğdan, Banat ve Transilvanya olmak üzere dört bölgeye daha ayrılabilir.

Ülkenin üçte birini kaplayan Boğdan, Doğu Karpatlar ile Moldovya sınırını çizen Prut Nehrinin arasında yer alır. Bölgenin önemli şehri Iaşidir. Ülkenin başşehrinin yeraldığı Eflak ise, Transilvanya Alpleriyle Bulgaristan sınırı arasındadır. Ülkenin tam orta bölgesinde yer alan Transilvanyanın başşehriyse Cluj-Napocadir. Macaristan ve Yugoslavya sınırına dayanan kısım ise merkezi Timişoara olan ve düz, bataklık ve verimli bir yayla görünümündeki Banat bölgesidir. Ülkenin en doğusunda yer alan Dobrucanın merkeziyse Canstanta (Konstanta) dır. Kuzey Tuna deltasından başlayan bölgenin ortası göllerle doludur. Güney bölgesiyse Romanya Rivierası olarak bilinir ve burada pekçok plaj vardır

Kara Deniz sahili boyunca uzanan plajlar, görkemli kaleler ve hisarlar, Ortaçağ kasabaları, Tuna Nehri deltası, tasvirli manastırlar, kaplıcalar, yürüyüşler için elverişli ve zengin yabani hayatıyla insanı cezbeden alanlar, ülke turizminin başlıca unsurlarıdır.Ülkede bulunan çok sayıda kale ve hisar, Romanyanın Ortaçağ tarihini çok iyi yansıtır. Sinaia'da yer alan Peles Kalesi, Avrupa'nın en güzel kalelerinden biridir.

Alman Rönesans mimari tarzında inşa edilmiş olan kale, 160 odaya sahiptir. Brasov yakınlarındaki Bran Kalesi, Bükreşte yer alan Kraliyet, Cotroceni, Parlemento ve Cantacuzino sarayları, Clujda bulunan Banffy sarayı diğer önemli olanlarıdır. Romanya, sahip olduğu resimli manastırlarıyla dikkatleri çeken bir ülkedir. Özellikle Bucovinada yer alan kiliseler, resim sanatının en güzel örneklerini sunar. Bu dini mekanlar, UNESCO Dünya Mirası olarak korunmaktadır.

Sibiu, Brasov ve Sighisoara, Avrupa'nın en iyi korunan Ortaçağ kasabalarındandır. Transilvanyanın en önemli sembollerinden olan mimari yapılar, küçük evler, parke taşlarıyla döşenmiş kaldırımlara sahip dar sokaklar insanda hayranlık uyandırır.

Romanya, Avrupadaki termal su kaynağı ve kaplıcanın üçte birine sahiptir. Bu sular, birçok hastalığın tedavisinde kullanılmaktadır.
Neptun, Eforie Nord, Covasna, Calimanesti, Govora, Herculane, Buzias, Mangalia, Borsec, Sovata ve Tusnad, ülkedeki başlıca kaplıcalardan birkaç örnektir.Tune Nehri Deltası, Avrupa'nın en zengin, çok yönlü ve iyi korunan deltalarından biridir. Sayısız türde kuş, balık ve bitki türüyle insanı büyüleyen bu doğa harikası bölgede sandallarla gezintiye çıkmak mümkün. Deltada; yerleşim alanları, ıslak ve kuru çayırlar, kumdan ve çamurdan plajlar, ormanlar, akuatik alanlar ve göller bulacaksınız.

Öte yandan Akdeniz sahili boyunca uzanan plajlar ve asma bahçeleri mükemmel tatil yerleri olarak ön plana çıkar. Özellikle Mangalia'dan Mamaia'ya kadar uzanan plajlar, çok çeşitli barınma ve eğlence imkanlarıyla doludur.Rumen mutfağı gayet zengin. Geleneklere göre, ev sahipleri turistleri ekmek, tuz, erik rakısı veya bir bardak şarap ile karşılıyor ve Hoş geldiniz diyor. Köylerde geleneksel yemekler lahana sarması, tokitura (et yemeği), mititei (sulu köfte), mamaliga (mısır unundan yapılır) ve balık. Rumenler tatlı olarak börek, krep süzet ve kozonak (kek) yiyorlar. Dünyaca tanınmış ve çok çeşitli şarapları var.


En meşhurları ise
; Cotnari, Murfatlar, Tarnave, Ştefaneşti, Muscat Otonel, Grasá de Cotnari ve Támáioasa. Romanyada Cabarnet Sauvignon, Riesling, Pinot ve Merlot gibi uluslararası şarap çeşitleri de üretiliyor.

 

Romanya Turu